468*60 Reklam Alanı

Reklam alanı

    14/11/2009 •


     

    "Bebeğiniz Hakkında Merak Ettiğiniz Tüm Konular"

    Bebeğimi Nasıl Tutabilirim?
    Bebekler üç aylık olana kadar başlarını dik tutamadıklarından, kucağınızdayken sırtını ve başını desteklemeniz gerekir.

    Bebeğimin Odası Nasıl Olmalı?
    Bebeğiniz için hazırladığınız oda temiz, bebeğiniz için güvenli, ortalama 24°C ısıda olmalı. Odada rahat, güvenli bir yatak veya beşik, oda termometresi, pamuklu çarşaflar ve mevsime göre battaniye bulundurulmalıdır.

    Bebeğim Ne kadar Uyumalı?
    Karnı tok ve altı temiz olduğu sürece, bebeğiniz günün büyük bir bölümünü uykuda geçirir. İlk iki-üç aydan sonra ise tüm geceyi uyuyarak geçirmeye başlar. Bebekler 5. ayına girdikten sonra günde ortalama 14-15 saat kadar uyurlar. Bebeğinizin uykusunu düzenlemek istiyorsanız onun için rahat ve güvenli bir ortam hazırlamalısınız. Oda sıcaklığı çok sıcak veya çok soğuk olmamalı, bebeğinizin üstü örtülü, altı temiz, karnı tok olmalı ve onu rahatsız edebilecek ortamlarda uyumamasına dikkat etmelisiniz.

    Bebeğimi Yıkarken Nelere Dikkat Etmeliyim?
    Bebeğinizi yıkayacağınız odanın ısısı 26 derecenin altında olmamalı, küvetindeki su önceden kaynatılmış ve suyun ısısı 36-37 dereceye ılıtılmış olmalıdır. Yanınızda, bebek termometresi, bebek şampuanı, bebek sabunu, bebek losyonu, bebeğinizi temizlemek için yumuşak temiz bir bez, banyodan sonra giydireceğiniz temiz giysiler ve alt bezini bulundurmayı unutmayınız.

    Bebeğimi Nasıl Yatırmalıyım?
    Bebeğiniz için önerilen en uygun yatırma şekli yan yatırmadır. Bu sayede midesi çabuk boşalacağından kusma problemleri de azalacaktır.

    Bebeğimin Altını Değiştirirken Nelere Dikkat Etmeliyim?
    Eğer kullanılıp atılan hazır bezler kullanılmıyorsa, kullanılacak bezler havludan ve ıslaklığı emebilecek cinsten olmalı; mutlaka kaynatılarak yıkanmalı ve yıkandıktan sonra ütülenmelidir. Bebeğinizin altı ıslandığında hemen bezini değiştirmeniz gerekmektedir. Aksi takdirde bebeğiniz pişik olabilir. Bebeğinizin kirlemiş bezini çıkardıktan altını ılık su ile yıkayınız. Kız çocuklarında bu işlemi genital bölgeden arkaya doğru yapınız. Yıkama işleminden hemen sonra yavaşça bebeğinizi kurulayınız. Bebeğinizin cildi hassassa temizleme işlemini pamuk ve temizleyici losyon ile yapınız.

    Bebeğimde Gaz Sancısı Olduğunu Nasıl Anlarım?
    Bebeğiniz yüzünde ağrı ifadeleri oluşuyor, bacaklarını karnına doğru çekiyor, yumruklarını sıkıyor, huzursuz görünüyor ve ağlıyorsa bu onun büyük ihtimalle gaz sancısı çektiğini gösterir. Böyle bir durumda bebeğinizin karnını ve sırtını hafifçe okşamanız, sıcak havlu ile sarmalamanız, ılık bir duş yaptırmanız bebeğinizin kendini daha iyi hissetmesini sağlayacaktır. Bebeğinizin ağrıları dinmiyorsa lütfen doktorunuza başvurunuz. Ayrıca kendiniz ve 2. haftadan sonra bebeğiniz için kullanabileceğiniz Humana Kimyonlu Rezene Çayı, içerisinde bulunan rezene ve kimyon bitkileri sayesinde gaz ve koliğe bağlı spazmları, mide-bağırsak kramplarını ve sancılarını giderir.

    Bebekler Neden Kabız Olurlar?
    Bebekler yeterli beslenmediklerinde veya yeterli sıvı almadıklarında kabız olurlar. Bunun için bebeğinizin yeterli beslendiğinden ve yeterli sıvı aldığından emin olunuz.

    Bebeğimi Emzirirken Nelere Dikkat Etmeliyim?

    • Emzirmeye başlamadan önce ellerinizi yıkayınız.
    • Eğer her gün banyo yapmıyorsanız meme başlarını günde bir kez yıkayınız.
    • Emzirirken meme ucu ve etrafındaki kahverengi halkanın bebeğin ağzını tamamı ile kapatacak şekilde olmasını sağlayınız.
    • Bebeğinizi rahat olduğunuz bir şekilde emziriniz. Bu yatarken, otururken ya da ayakta olabilir. Öne eğilmeden bebeği size yaklaştırarak emzirirseniz sırtınızın ağrımasına engel olabilirsiniz. Gerekirse sırtınızı ve bebeğin alnını yastıkla destekleyin.
    • Beslenme sıklığını ve süresini bebeğinizin isteğine göre düzenleyiniz. Bebeğinizin sık aralarla emzirilmesi süt yapımını arttırır.
    • Bebeğinizi emzirdiğiniz dönem boyunca sağlığınıza ve yediğiniz besinlere dikkat etmelisiniz. Emziren anne günde en az iki su bardağı süt veya yoğurt tüketmeli, her gün tüm besin gruplarından (meyve, sebze, et, balık, tahıllı yiyecekler) düzenli olarak yemelidir. Sigara içilmemeli, çay ve kahve gibi besleyici değeri olmayan uyarıcı içecekler alınmamalı veya mümkün olduğunca az kullanılmalıdır.
    • Ayrıca içerisinde bulunan çemen otu, rezene, keçisedefi otu, mine çiçeği bitkileri sayesinde süt bezlerini uyararak süt yapımını hızlandıran ve süt miktarını önemli ölçüde arttıran Humana Still-Tee'yi kullanarak daha verimli bir emzirme dönemi geçirebilirsiniz.

    Mama Yaparken Nelere Dikkat Etmeliyim?

    • Biberon en az 10 dakika, kapak ve emzikler ise en az 5 dakika kaynatılarak yıkanmalıdır.
    • Yeterli miktarda suyu kaynatıp, yaklaşık 50 dereceye kadar ılımaya bırakınız.
    • Gerekli su miktarının 2/3'ünü temizlenmiş biberona doldurunuz.
    • Ölçeğin üzerindeki fazla toz mamayı bıçağın sırtıyla sıyırınız ve gerekli toz mamayı biberona aktarınız.
    • Biberonun kapağını kapattıktan sonra eğik tutarak yaklaşık 15-20 sn. çalkalayınız.
    • Kapağı tekrar açın ve önerilen su miktarının kalan kısmını ilave ederek kapağı kapatıp biberonu tekrar iyice çalkalayınız.
    • Biberona emziğini takıp mamanın içilme derecesine (37 derece) ulaşıp ulaşmadığını kontrol ediniz.

    Bebeğime Tuvalet Eğitimine Ne Zaman Başlamalıyım?
    Bebeklerin tuvalet eğitimine başlanması için bağırsak ve idrar yollarını kontrol eden sinir ve kasların belirli bir olgunluğa erişmesi gerekir. Bu olgunluk en erken 18-36 ay arasında olur.

    KAYNAK:HUMANA BİTKİSEL ÜRÜNLER

    Yorum (yok) Yorum yaz


    7/11/2009 • Kategori: Saglik

    Gebelikte Diş Bakımı Nasıl Yapılmalıdır?

    Gebelikte ; kalsiyum eksikliğine bağlı çürük oluşumu ve her gebeliğin bir dişin kaybına neden olduğu düşüncesi yanlıştır.

    Gebelikte ; tükürük birleşimindeki değişiklik, gebelik öncesinde var olan çürüklerin ilerlemesini hızlandırır. Diş etleri kolay kanar. Diş eti kanamasına rağmen, dişler düzenli fırçalanmalıdır.

    Gebelikte ; her türlü diş tedavisi (diş apse tedavisi, diş çekimi ) yapılabilir. Uzun sürecek tedaviler (kanal tedavisi gibi) 6. aydan sonraya bırakılır.

     

     

    Gebe Banyo Yaparken Nelere Dikkat Etmelidir?

    -          gebelikte banyo duş şeklinde yapılmalıdır.

    -          Çok sıcak veya soğuk olmayan su tercih edilmelidir.

    -          Sık duş almaya özen gösterilmelidir.

    -          Vajenin içi asla yıkanmamalıdır.

    -          temiz olmak şartıyla gebelik boyunca suda yüzülebilir.

    -          Ancak dalmak tehlikelidir.

     

     

    Gebelikte Cinsel İlişki Tehlikeli midir?

    Vaginal mikrobik akıntısı bulunmayan ve ilişki sonrası hiçbir şikayeti olmayan gebelerde cinsel ilişkiye izin verilir. Cinsel ilişki ; gebeliğin ilk yarısında düşüğe, son yarısında ise erken doğuma neden olabilir. İlişki sonrası kramp tarzında karın ağrısı, karında sertleşme, vaginal kanama, düşük veya erken doğum belirtileridir. Bu tür belirtiler görüldüğünde ilişki yasaklanır. Vaginal mikrobik akıntısı olan gebelerde; ilişki ile mikroorganizmalar uterus içine doğru taşınarak erken doğum eylemine neden olabilirler.

     

     

    Gebe, Seyahate Çıkabilir mi?

    Gebelik sırasında; düşük tehdidi, erken doğum bulguları yoksa; otomobil, tren, otobüs, uçakla yapılacak seyahatler gebelik için tehlikeli değildir. Ancak uzun süren yolculuklarda araç içinde (uçak ve tren seyahatlerinde) veya molalar (otobüs seyahatlerinde) sırasında yürüyüş yapılarak bacaklarda dolaşımın düzenlenmesi sağlanmalıdır.

     

     

    Dış Genital Organların Temizliği Önemli midir?

    Dış genital organları tuvalette önden arkaya doğru temizlemeye dikkat edilmelidir. Her gün iç çamaşırı değiştirilmeli ve iç çamaşırı pamuklu olmalıdır.

     

     

    Gebelikte Sigara İçilebilir mi?

    Gebelikte fazla sigara içimi; düşük doğum tartılı bebek doğumuna, ölü doğuma, plasentanın önde yerleşmesi ve erken ayrılmasına neden olur. Anne adayı gebeliği süresince sigarayı bırakmalıdır.

     

     

    Gebelikte Alkol Almak Doğru mudur?

    Alınan alkol miktarına bağlı olarak, bebekte gelişme bozuklukları ortaya çıkar. Gebelikte alkol alınmamalıdır.

     

     

    Gebelikte Egzersizin Faydası Var mıdır?

    Gebelikte; uterusun büyümesi ve vücut ağırlığının artmasına bağlı olarak vücudun duruşu değişir. Vücut duruşundaki değişiklik bel, sırt ağrılarına neden olur:

    -          Gebelikte ortaya çıkan duruş bozukluklarının gidermek,

    -          Sırt ağrılarını azaltmak,

    -          Doğum sırasında gerekli soluma ve gevşemeyi öğretmek,

    -          Karın ve perine kaslarının elastikiyet ve kuvvetini arttırmak,

    -          Anne adayını ruhsal olarak doğuma hazırlamak,

    -          Anne adayının bilinçli olarak doğuma yardımını sağlamak ve doğumu kolaylaştırmak amacıyla, gebelikte egzersiz yapılmalıdır.

    Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz


    7/11/2009 • Kategori: Saglik

    Bir Gebe Nasıl Beslenmelidir?

     

    Besin grupları

    Normalde

    Gebelikte

    Emziklilikte

    1.Et, kurubaklagil, yumurta: Her çeşit et, tavuk, balık, kuru fasülye, nohut, mercimek vb.

    2 porsiyon;   

    2 yumurta 1 porsiyon,

    1 et veya kuru baklagil yemeği veya etli sebze yemeği 1 porsiyondur.

    1 porsiyon daha fazla

    1-2 porsiyon daha fazla

    2.Süt ve süt ürünleri

      (süt, yoğurt, peynir)

    2 porsiyon;

     1 su bardağı süt veya yoğurt 1 porsiyondur,

     2 kibrit kutusu kadar peynir veya çökelek 1 porsiyondur

    1 porsiyon daha fazla

    1 porsiyon daha fazla

    3.Tahıllar:(ekmek,pirinç, bulgur, makarna, şehriye, börek, tarhana vb.)

    Hiç veya 1 porsiyon

     (3-6 dilim ekmek)

    1 dilim ekmek daha fazla

    1 dilim ekmek daha fazla veya 1 porsiyon pilav daha fazla

    4.Taze sebze ve meyve

    3-4 porsiyon;

    en az bir porsiyon yeşil yapraklı sebzelerden, turunçgillerden veya domatesten

    1-2 porsiyon daha fazla

    2 porsiyon daha fazla

     

    Sağlıklı bir gebelik ve sağlıklı bir bebek doğumu için dengeli beslenme şarttır. Gebelikte günlük kalori ihtiyacına 350 Kcal/ gün ilave edilir.

     

    Her gebe günde ;     80g protein,

    1,5g Kalsiyum

                                30-60g Demir.

    A, B1, B2 ve C vitamini almalıdır.

     

    Gebelikte önemli olan fazla gıda almak değil, dengeli gıda almaktır. Üç öğün arasında ek öğünler alınarak enerji ihtiyacının düzenli karşılanması sağlanır.

    Tüm gebelik boyunca alınması gereken ideal kilo 10-12 kg ‘dır.

     

    Salam, sosis, sucuk gibi katkı maddesi içeren besinler mümkün olduğu kadar tüketilmemelidir.

    D vitamini besinlerde bulunmaz. Ancak güneş ışınlarının direk cilde yansıması ile sağlanır. Bu nedenle güneşlenmeye özen gösterilmelidir.

    Mutlaka iyotlu tuz kullanılmalıdır.

    Kansızlığı önlemek için yemeklerle birlikte çay içilmemeli, kahve sayısı en fazla iki fincan ile sınırlanmalıdır. Kola ve hazır meyve suları içilmemelidir.

    Doktora danışılmadan ilaç kullanılmamalıdır.

    Yeterli ve düzenli beslenen gebelerde ek vitamin ve kalsiyuma ihtiyaç yoktur. Demir eksikliği anemi riski saptanır ise ( Hb <11g/dl ve MCV<80fl ) demir ilaçları alınabilir.

    Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz


    7/11/2009 • Kategori: Saglik

    İlk Gebelik Muayenesinde Neler Yapılır?

    1. Gebelik doğrulanır.

    İlk muayenede gebeliğin varlığı kesinleştirilir. Vaginal muayene ve ultrasonografi ile gebelik yaşı saptanır. Vaginal ultrasonografi ile son adetin ilk gününden sonraki 5-6. haftada uterus içinde gebelik kesesi, 7- 8. haftada ise bebeğin kendisi ve kalp aktivitesi görülebilir.

    Bu dönemde yapılan ultrasonografi ile gebelik tanısı dışında;

    -          Çoğul gebelikler

    -          Rahim ve yumurtalıklarda kitle varlığı ( miyom, kist gibi )

    -          Dış gebelik olup olmadığı anlaşılır.

     

    1. Gebeden gerekli bilgiler alınır. Gebeliğin “riskli gebelik” olup olmadığı anlaşılır.

     

    1. Önceki gebeliklerle ilgili bilgiler

    -          Ölü doğum veya yenidoğan bebek ölümü öyküsü ,

    -          Gebeliklerin nasıl sonuçlandığı (erken doğum, arka arkaya 3 veya daha fazla düşük),

    -          Bebeğin doğum kilosu (4000g üzerinde ve 2500g altında bebek doğumu)

    -          Gebelik süresince ortaya çıkan şikayetler (tansiyon yüksekliği, preeklampsi-eklampsi, suların erken gelmesi, gebelik şekeri)

    -          Üreme sistemi ile ilgili geçirilen ameliyatlar (serklaj, klasik sezaryen)

     

    1. Bu gebelikte ortaya çıkan şikayetler

    -   Gebenin 16 yaşından küçük, 40 yaşından büyük olması

    -          Vaginal kanama

    -          Üreme organlarında kitle, miyom, kist varlığı

    -          Vaginal akıntı

    -          Tansiyon yüksekliği

     

    1. Anne adayının;

    -          Daha önce geçirdiği hastalıklar (şeker, tansiyon yüksekliği, kalp hastalığı, böbrek hastalığı)

    -   Üreme sistemini ile ilgili geçirilen meliyatlar (miyomektomi, konizasyon, kollum amputasyonu, septum rezeksiyonu)

    -          Sürekli kullandığı ilaç,

    -          Sigara içimi

    -          Alkol alımı

    -          Eşi ile akrabalık ilişkisi

     

    1. Anne ve baba adayının ailelerinde:

    -          Kalp hastalığı,

    -          Şeker,

    -          Kalıtsal hastalık varlığı sorulur.

     

    3.Fizik Muayene

    Anne adayının tüm sistem muayeneleri yapılır. Kan basıncı, vücut ağırlığı, boyu ölçülüp kaydedilir. Ödem, varis, meme kontrolü yapılır.

     

    4.Laboratuvar Tetkikleri:

    İlk kez başvuran anne adayına yapılması gereken testler;

    Kan grubu ; Anne ve baba adaylarının kan grupları belirlenerek, doğacak bebekte kan grubu uyuşmazlığı riski saptanır.

    Anne kan grubu RH (-), baba kan grubu RH (+) olan her bebekte Rh uyuşmazlığı gelişecek anlamına gelmemekle birlikte gebelik sırasında İndirekt Coombs testleri ile takip uygundur.

    Doğumdan hemen sonra bebek kan grubu ve Direkt Coombs testine bakılır. Bebek kan grubu RH (+) ve Direkt Coombs testi (-) ise, anneye doğumdan sonraki 72 saat içinde Anti IgD aşısı yapılarak daha sonraki gebeliklerinde bebeklerin kan uyuşmazlığından etkilenmesi önlenir

    Serolojik Testler :

    HBsAg anne adayının hepatit (sarılık) geçirip geçirmediğini saptamak için yapılan testtir. Eğer anne adayında HBsAg (+) ise, doğum sırasında bebeğe geçme riskini önlemek için doğumdan hemen sonra bebeğe hiperimmünglobulin ve aşı yapılmalı, aşı doğumdan sonraki 2 ve 6. aylarda tekrarlanmalıdır. Halen Sağlık Bakanlığı’nın önerisi ile tüm yenidoğanlara aşı yapılmaktadır. HBsAg (-) olan gebelere, hastalığa karşı koruyucu olarak hepatit B aşısı yaptırmaları önerilir.

    Rubella (Kızamıkçık): Gebenin kızamıkçık geçirip geçirmediğini saptamak amacı ile Rb IgG bakılabilir. Eğer geçirmemiş yani Rb IgG(-) ise gebeliği boyunca dikkatli olması gerekmektedir. En doğru olan gebelik öncesi Rb IgG bakılması ve (-) ise anne adayına aşı yapılmasıdır.

     

     

    Fetal Muayene – Bebeğinizin Muayenesi ne demektir?

    Ultrasonografi, yüksek frekanslı ses dalgalarının gönderilmesi ve gönderilen dokudan geri dönen ses dalgalarının bir ekrana yansıtılmasıyla görüntü elde edilmesi esasına dayanan, röntgen ışınları içermeyen bir yöntemdir. Ultrasonografinin anne karnındaki bebek üzerine olumsuz etkisini gösteren bir veri yoktur ve gebelik döneminde güvenle uygulanabilmektedir. Buna karşın gebelik dönemindeki ultrasonografi, tüm diğer tıbbi yöntemler gibi, ancak gerekli olduğu hallerde, bu konuda uzman ve yeterince bilgili kişiler tarafından ve uygun ekipmanlar kullanılarak yapılmalıdır.

     

    Gebelik süresince yapılan ultrasonografi incelemeleri, gerek fetus (doğmamış bebek), gerekse anne adayının durumu hakkında kesin olmayan, ancak hekimin izlemesinde yardımcı olabilecek bulguların elde edilmesini sağlar. Usulüne uygun yapıldığı takdirde bu tetkikin bildirilmiş bir yan etkisi yoktur.

     

    Anne karnındaki bebeğin sayısının, pozisyonunun, sıvısının, yaşayıp yaşamadığının, gebelik yaşı tayini, iç organlarının, dolaşımının, gelişiminin ve plasentasının değerlendirilmesi, bir Down sendromu tarama testi olan ense saydamlığının ölçülmesi ve burun kemiğinin araştırılması, ikiz gebeliklerde plasenta sayısının ve kese sayısının belirlenmesi amacıyla kullanılır. Vaginal yolla yapılan ultrasonografi, acı ya da rahatsızlık verici bir işlem değildir. Annede enfeksiyon ya da düşük gibi riskler taşımaz. Kural olmamakla birlikte daha çok, erken gebelik haftalarında, ilk 3 ay içinde gebelik tanısı, gebeliğin iç mi dış mı olduğu, gebeliğin yaşı, embriyo sayısının tespiti, embriyonun yaşayıp yaşamadığı ve bebeğin iç organlarının ve büyümesinin değerlendirilmesi için kullanılır. İlerleyen gebelik haftalarında, erken doğum eylemi tanısında ve taranmasında rahim ağzı boyunun ölçülmesi ve plasentanın önde gelip gelmediğinin araştırılması için kullanılır. Ayrıca çok sık olmamakla beraber gebeliğin son aylarında, başın doğum kanalına yerleştiği durumlarda kullanılabilir.

     

    Gebelik takipleri sadece ultrasonografi ile yapılmaz. İdeal olanı: gebeliğin ilk anlaşıldığı günden sonraki haftada, ayrıca 12, 22, 32 ve 38. haftalar civarında ve doğum öncesinde kurallarına uygun olarak ultrasonografi tetkiki yapılmasıdır. Şartları elvermeyenler için bu sayı üçe veya daha az sayıya indirilebilir.

     

     

    Bir Gebe Gebelik Boyunca Kaç Kez Muayene Olmalıdır?

    -          İlk ya da erken dönem muayenesi: Gebelik yaşının ve embriyo sayısının belirlenmesi için, bebeğin yaşayıp yaşamadığını, iç ya da dış gebelik tanısını koymak için

    -          11-14. haftalar arasında: Ense deri saydamlığı, burun kemiği varlığı ve bebekteki büyük anormalliklerin tespiti için

    -          22-24. haftalar arasında: Bebekte anormallik varlığını, plasentanın yerini araştırmak ve rahim ağzı boyunu ölçmek için

    -          32. haftada: Bebeğin büyümesini değerlendirmek için

    -          38.haftada doğum zamanı gelen annenin ve bebeğin durumunun değerlendirilmesi

     

    olmak üzere, toplam 5 kez MUTLAKA hekim tarafından görülmelidir. Bu haftalarda yapılacak olan ultrasonografi muayenesi ve kan testleri bebeğin yapısal anomalilerinin saptanması, anne adayında gelişebilecek gebelik zehirlenmesi ve gebelikte ortaya çıkan şeker hastalığının erkenden tanınması, bebek gelişiminin değerlendirilmesi için GEREKLİDİR.

     

    Bu muayeneler dışında hekim gerekli görür ise veya gebede normal dışı bir belirti olur ise ortaya çıkan yeni tabloya bağlı olarak ek muayeneler yapılabilir.

     

    Muayene edildiğiniz yerde bahsedilen muayene yöntemlerinin bulunmaması halinde, bu muayene imkanlarının nereden sağlanabileceği konusunda ebe veya hekiminizden bilgi alınız.

     

    Ancak, bu muayenelerin sayısı ve sıklığı, hekim tıbbi nedenlerle gerekli gördüğü takdirde arttırılabilir. Ultrasonografi, anne karnındaki bebeğin sağlığı ve durumuyla ilgili bize çok değerli bilgiler vermekle birlikte, gelişmekte olan fetusun tüm hastalıklarının tanısı ultrasonografi ile konamaz. Ultrasonografi ile büyük fetal anormalliklerin pek çoğu tanınabiliyor olmakla birlikte, bebeğin gelişimin değerlendirilmesi ve küçük fetal anormalliklerin tanısındaki değeri daha az nettir. Ultrasonografi ile tanısı konamayacak pek çok genetik ve gelişimsel bozukluklara bağlı hastalıklar vardır. Ayrıca fetus anne karnında gelişmesini 9 ay boyunca sürdürdüğünden bazı hastalıklar gebeliğin ilerleyen haftalarında ortaya çıkabilir. Bu hastalıkların daha önceden ultrasonografiyi yapan hekim tarafından görülmemesi, her zaman hekimin bu hastalığın tanısını atladığını göstermez. Yapılan ultrasonografinin bebekteki anormallikleri tespit olasılığı, yapan kişinin tecrübesine ve ultrason ekipmanlarının teknik özelliklerine göre %20 ile 80 arasında değişmektedir.

     

    Gebeliğin üçüncü ayından itibaren yukarıdakilere ek olarak bazı hastalıklar için taramalar yapılabilir ve kesin olmamakla birlikte, fetusta kromozom sayısı ile ilgili bir sorun olma olasılığı ve bazı anormalliklerin mevcudiyeti saptanabilir. Ultrasonografinin yapıldığı bu haftalarda var olmayan bir sorun daha sonraki dönemlerde ortaya çıkabilir veya var olduğu halde fetusun küçüklüğü veya olgunun özelliğinden dolayı görüntü kalitesinin tam olmaması nedenleri ile görülmeyebilir.

     

    Yaklaşık %2 gebede fetal anomaliye rastlanmaktadır. Gebeliğin 10-14 haftalarında yapısal anomalilerin yaklaşık %40’ı, 22-24 haftalarında %80’i ultrasonografi ile ortaya konulabilmekte ve tanınabilmektedir. Ancak bunlardan önemli ve gebelik seyrini değiştirecek yapısal anomalilerin olanlarının çoğu tanınabilmektedir. Bunların daha ileri araştırmaları, gelişmiş merkezlerde ve Perinatoloji uzmanlarınca yapılır ve olası sorunların tanınabilir. Ancak yine de %100 oranında sonuç almak imkan dahilinde değildir. Ancak belirti ya da ultrasonografi bulguları varlığında şüphelenilebilmekte ve tanı konulabilmektedir.

     

    Ayrıca, yapılan taramalarda zaman zaman (yaklaşık %10 oranında), aslında var olmayan bir sorun, varmış gibi görülebilir ve endişe yaratabilir. Hatta bazen gebelik sona yaklaştıkça fetusun organlarının büyümesi ile önceleri görülmeyen anormallikler görünür hale gelebilir, ilk incelemede var olmayan yeni bir bulgu ortaya çıkabilir veya bu bulgunun ortaya çıkışı doğumdan sonraki döneme kadar sarkabilir.

     

    Sonuç olarak gebelik sırasında yapılan ve normal olarak addedilen ultrasonografi incelemesi, o sırada yapılan muayenede gözlenen bir sorun olmadığının ifadesidir. Karışık ve şüpheli durumlarda hekimler birbirlerinden yardım isteyebilirler.

     

     

    11-14. Hafta Gebelik Muayenesi

    Bu gebelik haftaları arasında ultrasonografi ile bebeğin gelişimini belirlemek için çeşitli ölçümler yapılır ve organların gelişimi gözlemlenir. Bu muayene sırasında; Rh(-) olan gebelerde uyuşmazlık riskini saptamak amacı ile İndirekt Coombs Testi yapılır.

     

    Gebe herhangi bir nedenle hekime müracaat etmekte gecikti ise; 15-20. gebelik haftaları arasında 11-14. gebelik haftasında yapıldığı gibi ultrasonografi ve kan testleri yapılır. Şayet 11-14 hafta muayenesi atlandı ise; Down Sendromu taraması amacı ile üçlü (dörtlü) biyokimyasal test yapılır.

     

    Tarama Testleri: Down Sendromlu bebek için test yaptıran gebeye özgü riski belirler. Örneğin tarama testi sonucu 1/315 çıkmış ise, bu testi yaptıran gebe ile aynı yaş kilo ve gebelik haftasındaki 315 gebeden 1’inin bebeğinin Down Sendromlu olabilme ihtimalini gösterir. Başka bir deyişle 315 gebeden 314 tanesinin bebeği normal olacaktır. Bu testler sadece riski gösterirler, kesin tanı için 1. trimesterde bebeğin eşinden örnek (CVS), 2. trimesterde ise bebeğin etrafındaki sıvıdan (amniosentez) örnek alıp genetik çalışma yapılması gerekir. CVS ve amniosentez ultrasonografi altında annenin karnından ince bir iğne yardımı ile ve ağrısız olarak yapılır. Her iki işlem sonrası % 0.5-1 düşük riski vardır. Bu işlemler, hekimin işlem konusunda yeterli bilgi vermesini takiben gebe ve eşi tarafından istenir ise yapılır. Hiçbir hekim bu konuda yönlendirici olmamalıdır. Karar gebe ve eşi tarafından verilir ve işlem öncesi aydınlatılmış onam formu imzalanır.

     

    22-24. Hafta Gebelik Muayenesi

    Bu haftalarda yapılan ultrasonografi ile bebeğin gelişimini belirlemek için çeşitli ölçümler yapılır ve organların gelişimi gözlemlenir.

    50g glukoz tarama testi ile gebelikte şeker hastalığı taraması yapılır. Bu test için günün herhangi bir saatinde 50g glukoz içiminden 1 saat sonra kan şeker düzeyi ölçülür. Kan şeker düzeyi 140mg/dl ve üzerinde ise 100g glukoz ile oral tolerans testi yapılır tanı bu test sonuçlarına göre konur.

    Kan sayımı yapılarak; kansızlık varlığı veya riski araştırılır. Rh(-) gebelerde Indirekt Coombs Testi tekrarlanır.

     

    32 ve 38. Hafta Gebelik Muayenesi

    -          Baş çevresi, karın çevresi ve uyluk kemiği ölçülerek gelişimi değerlendirilir.

    -          Plasentanın yerleşim yeri,

    -          Bebeğin etrafındaki sıvı miktarı

    -          Bebeğin rahim içindeki pozisyonu belirlenir.

    Rh(-) gebelerde Indirekt Coombs Testi tekrarlanır. HBSAg(-) saptanan ve aşı yaptırmamış olan gebelerde HBSAg testi tekrarlanır.

     

    Bu muayenelerin yanı sıra her hekim ziyaretinde;

    -          Kan basıncı,

    -          Ağırlık ölçülür.

    -          Ödem ve varis varlığı araştırılır.

     

    Eğer gebe belirtilen muayeneleri yaptırabileceği olanaklara sahip değilse, ulaşabildiği sağlık kuruluşunda;

    -          Kan basıncı.

    -          Ağırlık ölçülür.

    -          Karın duvarının elle muayenesi ile rahmin büyümesi izlenerek, bebeğin büyüklüğü ve amnion sıvısının miktarı hakkında bilgi edinmeye çalışılır. Rahim üç aydan sonra karın duvarından elle hissedilebilir. Bebeğin rahim içindeki duruşu başının, makat ve sırtının bulunduğu yer saptanır.

    -          Bebek kalp sesleri dinlenir.

    -          Ödem, varis varlığı kontrol edilir.

    Gebelik boyunca yapılan tüm muayeneler, testler, uygulanan tedaviler sorumlu sağlık mensupları (hekim/ebe-hemşire) tarafından gebede bulunan “Gebe İzlem Formu” na eksiksiz olarak işlenmelidir.Bu form gebeler tarafından her başvurdukları sağlık kuruluşuna götürülmeli ve gerekli bilgilerin kaydedilmesi sağlanmalıdır


    KAYNAK:ETLİKDOĞUMEVİ  ezh.gov.tr

    Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz


    7/11/2009 • Kategori: Saglik

    Gebelikte Sıklıkla Ortaya Çıkan Şikayetler Nelerdir? Bu Şikayetler Nasıl Giderilebilir?

    1.     Bulantı Kusma

    Gebeliğin ilk 3 ayında hormonların etkisiyle özellikle sabahları ortaya çıkar. Genellikle 3. aydan sonra şikayetler azalır, zamanla tamamen kaybolur.

     Öneri ;

    -          Yataktan kalkmadan bisküvi, kızarmış ekmek gibi kuru şeyler yenmeli,

    -          Az ve sık yemek yenmeli,

    -          Soslu, yağda kızartılmış, çok şekerli sulu gıdalar alınmamalıdır.

    -          Haşlama patates, ekmek, yumurta, peynir, yoğurt, pirinç pilavı, makarna, yenebilir.

    -          Tuzlu leblebi ve içecekler ile soda da yararlıdır.

     

    2. Sık İdrar Yapma

    Gebeliğin ilk yarısında artan böbrek kan dolaşımı ve hormonların etkisiyle, son yarısında ise bebeğin önde gelen kısmının mesaneye yaptığı bası sonucunda sık idrar yapma isteği ortaya çıkar.

    İdrar yaparken yanma ve idrar renginde değişiklik olması enfeksiyon belirtileridir. Derhal bir hekime başvurmalı ve gerekli tedaviye başlanmalıdır. Enfeksiyon yoksa sık idrara çıkma normaldir. Geceleri tuvalete kalkmak zor geliyorsa, geceleri daha az su içilmelidir.

     

    3.Vaginal Akıntı :

    Normalde gebelerde artan östrojen miktarına bağlı olarak, kokusuz, kaşıntı yapmayan yumurta akı kıvamındaki akıntı görülür.

    - Kokulu, vajende yanma, kaşıntı yapan sarı-yeşil veya kesilmiş süt kıvamında beyaz renkli akıntı enfeksiyon belirtisidir.

    Öneri:

    - Her gün iç çamaşırı değiştirilmelidir.

    - Tuvalet temizliğine dikkat edilmelidir (hazneden makata doğru).

    - Vajenin içi yıkanmamalıdır.

    - Enfeksiyon belirtisi varsa mutlaka bir hekime başvurulmalıdır

    - Vaginal deodorantlar ve parfümlü sabunlar kullanılmamalıdır.

     

    4.Varis Oluşumu

    Gebelikte büyüyen uterusun yaptığı basıya bağlı olarak, bacaklarda, labium majör ve labium minörlerde varis meydana gelebilir.

    Öneri :

    -          Uzun süre ayakta durulmamalıdır.

    -          Önceden varis varsa veya gebelikte ortaya çıkmışsa gebeliğin erken döneminden itibaren elastik varis çorabı giyilmelidir.

    -          Bacaklar yükseğe kaldırılarak dinlendirilmelidir.

    -          Ayaklara düzenli egzersiz yapılmalıdır.

    -          Dolaşımı artırmak için ayak bileklerine daireler çizdirilebilir.

     

    5.Ödem

    Hormonların etkisiyle vücutta su tutulması, gebelikte görülen ödemin nedenidir. Gebeliğin geç döneminde sadece bacaklarda ortaya çıkan ödem tedavi gerektirmez. Ödem; sabahları, el, yüz ve bacaklarda meydana geliyorsa, gebelik zehirlenmesi belirtisidir. Tedavisi gerekir.

    Öneri

    -          Uzun süre ayakta durulmamalıdır.

    -          Sıkı-lastikli çorap ve iç çamaşırı giyilmemelidir.

    -          Bacaklar yükseğe kaldırılarak dinlenilmelidir.

     

    6. Bacak Krampları

    Kaslarda ani kasılmalara kramp denir. Kalsiyum ve fosfor fazlalığı sonucu ortaya çıkar.

    Öneri :

    -          Bacaklara masaj yapılmalıdır.

    -          Bölgesel (kramp giren yerlere) sıcak uygulanır.

    -          Uyanırken bacaklar aniden gerilmemelidir.

    -          Yürürken önce topukla yere basılmasına dikkat edilmelidir.

     

    7. Memelerde Hassasiyet

    Erken ve geç gebelik döneminde rahatsızlığa neden olabilir.

    Öneri :

    24 saat süre ile uygun sütyen kullanılmalıdır. Sütyen, kan dolaşımını sağlayarak hassasiyeti azaltır.

     

    8. Kabızlık ve Hemoroid Oluşumu

    Hormonal etki ile mide-barsak hareketlerinin gebelikte yavaşlaması ve büyüyen uterusun rektum üzerine yaptığı bası sonucu kabızlık ve hemoroid gelişir.

    Öneri :

    -          Bol çiğ sebze ve meyve yenmelidir.

    -          Her gerektiğinde beklemeden tuvalete gidilmelidir.

    -          Sabah aç karnına bir su bardağı ılık şekerli su içilmesi yarar sağlar.

    -          Bol sıvı gıda alınmalıdır. Örneğin su, çorba, sulu yemekler.

    -          Kuru kayısı, kuru erik, kuru incir kompostolarının içilmesi kabızlığı önleyebilir.

    -          Düzenli jimnastik yapılmalı ya da haftada 3 gün yarım saat yürüyüş yapılmalıdır.

    -          Verilen demir ilaçları tok karnına, bol sıvı ile alınabilir


    KAYNAK: ETLİKDOĞUMEVİ  ezh.gov.tr
    KAYNAK: Türk Perinatoloji Derneği (www.perinatology.org.tr) tarafından hazırlanan “Gebenin El Kitabı- 2006

    Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz

« Önceki Yazılar :|:

Günlük Video

300*250 Reklam alanı

Reklam alanı

Resim baskent1972

300*250 Reklam alanı

Reklam alanı

Sohbet

OYUNLAR TERÖRİST AVI

SHOOT OUT

VARMISIN YOKMUSUN

4X4 JEEP KİCK BOX

OYUNLAR OYUNLAR BASKENT1972

Pagerank

http://baskent1972.blogcu.com